|
Türkiye’nin içinde bulunduğu koşullarda, ilk seçimlerde CHP nin iktidar olmasının şart olduğunu düşünüyorsun. Aksi takdirde karşı devrim sürecinin yaşandığı Türkiye’nin geri dönülmez bir noktaya geleceğine inanıyorsun.
Bence de haklısın.
Peki bu nasıl olacak. CHP’nin bugün içine düştüğü tartışmaları sağlıklı bir biçimde sonuçlandırması şart. Peki süreç öyle mi işliyor. Şüphelerim var. CHP il yöneticilerini dinliyorum kulaklarıma inanamıyorum. Baykal’ın geri dönmesini isteyenler ne istediklerinin tam olarak farkında mı anlayamıyorum.
Dost acı söyler. Adını koyalım ve doğru zeminde tartışalım. Kaset gerçek mi? Değil mi?
Her iki halde de Deniz Baykal’ın büyük kusuru çıkmıyor mu ortaya.
Ahlaki kısmı önemlidir ve göz ardı edilemez, yarın seçim meydanında işte CHP ahlakı diye yapılacak propagandayı bugünden gözünüzün önüne getirin ama biz Ahlak kısmını bir kenara bırakalım ve olayı siyaseten değerlendirelim.
Yalansa ,istifa ederek CHP yi böylesine büyük bir kaosa sürüklediği için , Doğruysa; Türkiye de muhalif herkesin nefes alınışının bile takip edildiği bir ortamda karşı tarafa verdiği bu malzeme için Deniz Baykal hatalıdır, kusurludur ve sorumludur.
Bugün herhalde Deniz Baykalın dönmesini isteyen ve büyük çoğunluğunu kasetin yalan olduğunu düşünenlerin oluşturduğu CHP liler, derin bir nefes alıp soğukkanlı düşünme vakti gelmedi mi?
Bu kasetin yalan olduğuna inanıyorsan; hakkında çıkmış onlarca iftirayı yalan diyerek püskürten ve siyasete devam eden, parti içinde onca eleştiriye, seçim yenilgisine rağmen koltuğunu bırakmayan Baykal niye istifa etti diye hiç merak etmiyor musun?
Bu kadar Kritik dönemde, bir yalan için istifa etmenin yarattığı karmaşanın hesabını Baykal’a sormak yerine niye gidip kapısının önünde açlık grevi yapıyorsun.
Kasetin doğru olduğuna inanıyorsan ama, “canım görmezden gelelim, zamanla unutulur çok önemli değil” diyorsan sana şu kadarını söyleyebilirim, maalesef bu olayı görmezden gelip her şeye rağmen CHP yi iktidar olarak görmek isteyecekler, bu olaydan önceki kadar olmayacaktır.
Genel başkanı Deniz Baykal olan bir partinin mensubu olmak mıdır hedefin, iktidar peşinde koşan bir partinin gerekirse yalnızca taraftarı olmak mı.
Deniz Baykal, istifa ederek sergilediği onurlu ve dik duruşu devam ettirmeli CHP yi halkın desteğini alacak bir genel başkana teslim etmelidir. Baykal üzerinden CHP nin teslim alınmasına izin vermemelidir.
Deniz Baykal öldü mü? Yerinde duruyor. Türk siyasetine sunacağı her türlü katkıyı Angora dan sunmaya devam edebilir. Yeni genel başkana sunabileceği katkıyı her zeminde sunabilir ancak yarın Seçim zamanı CHP yi genel başkanı nedeniyle ahlaksızlıkla suçlanmaya da mahkum etmemelidir.
Hiçbir CHP li AKP lilerin “siz mi bize ahlak dersi vereceksiniz hadi oradan” sözlerini duymak zorunda kalmamalıdır.
Maalesef CHP, Hiç de sağlıklı olmayan bir biçimde Kemal Kılıçdaroğlu ismi dışında alternatifi olmayan bir genelbaşkanlık tartışması içine sürüklenmiştir. Bu durumun sorumlusu da Deniz Baykal’dır.
CHP nin başına Kılıçdaroğlu'nun gelmesinden CHP lilerin korkması ise yaşanan kafa karışıklığına işaret ediyor.
Kılıçdaroğlu, partiyi Amerikancı mı yapar, pensilvanya ya selam mı gönderir, işçinin yanında mı yer almaz, özelleştirmeleri mi savunur, gençliğe sırtını mı döner, siyasi rakipleri ile çıktığı TV programlarında perişan mı olur, gemicik mi alır, ne olur da olmaz.
En kötüsü herhalde, CHP başında Deniz Baykal’ın değil de Kılıçdaroğlu’nun olduğu ana muhalefet partisi olur. Bu mudur CHP lileri korkutan. 40 yıldır korkmadığı bir olgudan bugün korkulması tuhaf geliyor.
AKP medyasının propagandası mı etkiliyor olmalı kimisini.
Bugün tüm kamuoyu araştırmalarının CHP nin başında görmek istediği Kemal Kılıçdaroğlu’nu karizması yok, tutmaz, alevi, kürt diye eleştirenlere verilecek tek cevap ‘Geç onu’ olmalıdır.
Bu cevap 29 Mart ta İstanbul halkı tarafından verildi zaten.
O dönem yandaş medyanın sürekli provake ettiği, hakkında pkk lı mahkumları işe aldığından , ssk yı batırdığına kadar onlarca iddia dile getirilen Kılıçdaroğlu konusunda İstanbul halkı “geç bunları” dedi.
Şimdi sıra sende. Ya kendine gel ya da…
13.05.2000
|
|